Yeşilin altındaki kara gölge 

  Uçuşan her neyse , kaçırılacak bir açıdan geçmiş olmalı yakınınızdan. Düşüncelerimin doğrultusu böylesine . Kim ister ki önüne kadar gelmiş ve kaçabilecek fırsatları geri tepmek ?

  Yoksa soru tam tersine mi olmalıydı ? İnsan değil miyiz ? Birileri böylesine bir şeyi  isteyebilir elbet..

  Başlığın anlamı ve kendisine kattığı küçük yüklü yansıması ile konu burada..

  Yeşil bir ağaç gölgesinde oturduğunuzu varsayın. Hoş bir karanlık bedeninizdeki tüyleri kalkındırmaya yetiyor. Fakat bu hoş olan bir gölge hali. Oysa ki bir şeylerin derinine inmeye başladığınızda , başınızın altındaki gölge artık kara bir çukura dönüşüyor.  Demin tüylerinizi neşeyle kalkındıran şimdilerde ise kolunuzu kapma çabasında .. Bahsettiğim veya kavramanız gereken olay güneşin açısını değiştirmesi veya yaprakların ani bir rüzgar etkisiyle hızlıca oynamaları değildi. Bahsettiğim sizsiniz. Derine inmeye başlarsak.  Bedeninizin içindeki sizsiniz. Belki de...Bugününü şanslı kişisisiniz !



    Değiştirmelisiniz ! İnsan gölgeler altında saklanarak bir ömür yaşlanamaz. Pişman olmayın demiyorum, sadece bazı boş vaatlerden kurtulun. Onları altınızda çukurlaşan o karamsı gölgelere sokuşturun..Ve ardından yapacağınız şey oldukça basit..

  Oturup biraz bekleyin. Demin kaçırdığınız neyse bir umut bir sevinçle onu bekleyin.Kısa bekleyişler sonucunda karamsarlığa yenik düşenlerdenseniz ise tekrar bir sevinçle gözlerinize kendinize dikin. Hatırlayın, kaçırdığınız şey pek uzakta rüzgarın arasında dans ediyor olamaz. Kimilerin kaçırdıkları yıllar öncesine ait ve halen ufak bir umut dahi rüzgarın tekrardan  altın fırsatları önlerine kadar getirebileceklerini umuyorlar. Sizinkisi ise şuan altından bile öte olmalı ! Çünkü gölgelerinizi demin kapattınız. Ve bazı şeyleri sıcağı sıcağına kaçırdınız.

  Bunlar normal yani kaba bir deyişle sıradan olanların  yapabilecekleri. Kalbiniz özel- ruhunuz ise kalbinizden güzel ise o ağaçın yere oluşturduğu gölgeden ufak adımlarla çıkın. Herkes kaybedebilir, sıradan olanlar ise müthiş bir azimle bekleyebilir ..


 Peki özel olanlar ?

 İşte onlar hayallerin peşinden koşanlardır...



Yazarı ;
|
 

No Title

12/11/2011

8 Comments

 

İnsanlar Değişkendir

Arkamdan göründüğüm gibi değilim her zaman , iki yüzlüyüm evet .Kişiliğim sadece dıştan sınırlı değil ..beni böyle algılayanlar her zaman kaybedenler olacak..Değişenliğini koruyanın sadece zaman kavramı olmadığını anladım.Zaman ilerledikçe insanı , insanın kişiliğini ve içindeki duyguları yok edip içine  ya ondan iyi veya ondan beter duygular yüklüyor her ‘’zaman’’..

Keşfettim ve çok şey öğrendim şimdiye denk. Sadece zamanın akıp gitmesiyle insanın büyümediğini anladım..İnsanı büyüten temel madde zamanın içindeki saklı yaşantı biçimi.

İnsanları dinlemeyi ve sorunlarına çare bulmayı çok severim ..Bu bende olan bir hastalık ,birini dinleyip ona destek olmalıyım. Eğer sorununu halledemiyorsa kendimi onun yerine koymalıyım.

İnsanları dinledikçe..dinledikçe onların ortak sorunlarını keşfettim. Önceleri yazıları bırakın , şiir veya 2 satır bir şeyi okumak hoşuma dair gitmezdi bu işe 12 yaşında benden oldukça büyük olan birisini o gunlerde ,dinleyince  başladım..etkilenmiştim doğrusu ..

‘’Bugun benim doğum günüm 24 . yaşıma girdiğime inanamıyorum. Yıllar gerçektende çabuk geçiyormuş..İnsan büyüdükçe bir şeylerin heyecanını yitiriyor.Hatta beklide yılların geçtiğini görmek hüzünlendiriyor insanı .Doğrusu ‘’keşke’’lerle dolu bir hayat istemiyorum.Hayatımın hiçbir dakikasında pişman olacağım bir iş yapmak istemiyorum..Gerçeği söylemek gerekirse kulluk zor bir vazife.Tabii önemli olan zoru başarabilmek.Ama bazen insan hayat karşısında ne yapacağını , ne düşüneceğini şaşırıyor.En azından ben öyleyim.Öyle ki , içimde fırtınalar kopuyor ama anlatabilmem imkansız.Ben bile kendimi anlamıyorum hele bu günlerde.Sebebi nedir bilmiyorum ama şu sözleri söylerken bile zor nefes alıyorum ..’’

Hayatımda o günlerde insanlar neden böyle ? Neden değişirler ..Neden dün mutluyken bugun üzgünler ? Gibi bir çok soru takılırdı..Bu adamı  dinleyince insanların beklentilerinin karşılanmamamsı üzerinde bu kadar değiştiğini algıladım..Zaman beklentileri önümüze sunmazdı ..sunabilirdi ama herkeze eşit şartlarda değil doğrusu ..Bu zamandan faydalanmayanlar dipsiz bir kuyuya düşüp orada günler içinde hayatın ne mal olduğunu öğrenebilirlerdi. Ben böyle insanlara ‘’ermiş’’ yani kısacası hayatın sonuna ermişler diyordum. Bu topluluk hayatın getirilerinden daha çok götürürlerini hesaplarlardı ve tamamen hayattan bıkmışlık söz konusuydu .Diğer grup ise bir olumlu ,bir olumsuz düşünme tarzına sahipti . İnsanları kendimçe ikiye ayırdım. Herkez insan değil ..eşit değil..nasılsa dünyada’’ zenginler –fakirler’’ , ‘’Çalışkanlar- Tembeller’’, ‘’Yakışıklılar-çirkinler’’ kavramları olduğundan benim dünyamdada böylesine bir kavram hakimdi. İnsanlar anlatıkça ben ‘’Sadece bırak ,hayatın önüne sunduklarını ye ve masadan kalk! ‘’ Aksi taktirde masada saatlerce oturup kalırsın . Ne yani kaderimize mi mahkum kalalım? Biliyorum ..fakat çabalasanızda değişen şey ne olacak biriniz söylese ya?

Hepiniz yeri geldiğinde belirli duygular yaşayacaksınız ve bundan da kaçamazsınız..Bugün mutlu iseniz yarın hüngür hüngür ağlamaya hazırlanın derim ..


yy
 
 
Uçuşan sevgi parçası umut

Biliyorum başlık saçma gelebilir çoğunuza fakat benim için öyle bir tanım bu duygunun kendisi..Nedenini ise hikayelerde saklı ,ip uçları ise yaşadıklarınızı kapsıyor.

Yaşantınız'da bir çok duyguya yenik düşersiniz ,bazılarına kapılabilirsiniz fakat bazı duygular yanınızdan bile geçmez düşüncesi sizi yorabilir oysaki bu durum düşlediğiniz gibi değildir..

Aşk karşınızdaki insanda,mutluluk yakınınızda ,hüzün içinizde peki söyleyin umutlar nerelerde? Evet..umutlar..

Onlar sizin erişemeyeceğiniz yerlerde ..

''erişemyioruz o zaman umut denilen şeyin kendisine nasıl sahip olabiliriz''

Erişemiyorsanız,onu başkasından dilenebilirsiniz bir dostunuzdan..

umutlar paylaştıkça çoğalırlar!


Ben umudu çatıdan salınmış kuşlar gibi düşünürum..

Eğer ki bir kişi tarafından size ulaştırılacaksa ,bu sayede ulaşmalı.ve size geri dönmeli..

Yüreğinizin götürdüğü yere değil hayal ettiği yere uçun! Yardım isteyin bulutlardan,kuşlardan insanlardan..Size güneş parıltısından bir umut yapıp yüzünüze doğru yansıtacaklar.

Yüzünüze vuran güneş yanınızdan geçen kuşlarla size özgüven ve umut sağlayacak..

Kuşlardan birisi kulağınıza ''Birazcık olsada gül ''diyecek ..

Hissedeceğinizden eminim ..Neşe dolu ve umutlu birisi olmak için dostlarınızdan yardım almakta çekinmeyin..


Dostumuzdan beklediğimiz umut kuşlarımız yanımızda ..Şimdi hepsi birer birşey fısıldayacak kulağınıza .Onları dinlemekte ısrar edin etrafınızda 6-7 daire dönebilirler.

Kollarınızı açarak ''tekrar gelin ve uğrayınn!! ''diye bağırın ..ki bu umut tohumları sizi asla terketmesin..

yy


 
 
Aşk Çıkmazı

Ellerimi uzattım yere ve göğe tutacak birine ne zaman rastlayacağım?Düşüncesi benimkisi . İstemezmiydiniz bulutlar yerine sevdiğinize kollarınızı açmayı?

Eminimki düşlediniz bu anları . Ama biliyor olmalısınız  ki o bulutlar birgün kararır..''Bir oyun bahçesindeyim ve sahibinin gelmesini bekliyorum ansızın'' düşlerde hepimiz yaşlandık fakat gelmiyor..gelmiyor işte!..o bahçeye..sadece terkedilmiş bir çöplük yuvası orası .

Yalan mı söylediklerim ? ''Ya terkedilirsiniz ya terkedersiniz'' ..

Konu basittir ''çok severseniz hep kaybedersiniz''Bu sözler belkide terk edilmiş bir adamın sözleri diyorsunuz içinizden, durum terkedilmek değil ,durum aşk denilen şeyin insanoğluna bıraktığı etki.İnsanlar yaşadıkları sonuçunda incilirler gidipte inciten arkadaşınıza ''ayıp ulan ayıp'' diyecek haliniz de yok ya.Mecburen bu acıya bu yaşadıklarınıza salaklığınızı kutlayarak yaşayacaksınız..


Mesela..

Bir sokak gibidir seçiceğiniz aşk yolu o sokakta birçok tabela veya afiş asılı olabilir..Sizin yapacağınız ise hangisinin daha hoş görüp ona doğru yönelmek değil! Sizin seçiminiz aralarında en basit duranına yönelmek olsun.Çünkü aşk gösteriş değildir aksine aşk gösterişten uzak yerlerde yaşanan duygular selidir..

Size kalan bu iki seçenek değil daha fazlası ,dilerseniz bu sokağı sadece  önünüze bakarak ilerleyebilirsiniz..

yy

 

No Title

10/01/2011

3 Comments

 
Belirli bir ifade takının..

Hiç insanlarin sizi hafife aldığınızı düşündüğünüz oldu mu?Hadi hadi kendinizi boş yere kanıdırıp durmayın .Bazen içinizden ''nasıl davranmalıyım ki insanlar beni önemsesin'' demişsinizdir veya sık sık tekrarlıyorsunuzdur.Bu duyguları yaşadığım için sizinde böyle düşünebileceğinizi düşündüm ay ne saçma bir cümleydi bende belirli bir ifade takınamadım ama şuanki halimden memnunum :)





Picture
''Sert mi olunmalı alçak gönüllümü?''

Sır sorularda veya arkadaşlarınızın tecrubelerinde saklı değil, durum bunu gerektirseydi şimdiye kadar bir arkadaşınız ile dertleşirkene güveniniz ve amaçladığıız kişilğe sahip olurdunuz..sorunun kendisin ve cevabı sizde saklı..Düşünün sadece düşünün..

Ne olmak istediğinizi nasıl olmak istediğinizi düşlediniz mi? Tamamdır! Kafanızı her daim dik tutun diğer insanlara özenmeyin ve amaçladığınız kişi olun

yy


 

No Title

10/01/2011

3 Comments

 
Arkadaşlığın değer ölçüsü nedir?

Bu güne kadar gözlemlediklerimden başlamak istiyorum kısacası , tamam tamam insan sarrafıda değilim canım :) ama herkezin karşısındaki kişiyi gördüğünde aklında yan bir tip oluşur .Evet ,galiba o tiplemelerden daha çok şey anlayabiliyorum.


Picture
''Dostunu söyle senin kim olduğunu söyleyeyim''

 

Siz bu sözü ne kadar doğru buluyorsunuz?Bazılarınız saçmalık  ..peh.. bile diyebilirler alışkınım öylelerine.Ama gerçek budur ,siz karakterinize en yatkın insanlarla arkadaşlık kurar ,daha bir neşeli vakit geçirirsiniz.Beni seven arkadaşlarımı en yakın olduğum arkadaşımı öneririm düşünmeksizin ,çünkü bilirim ki bana benzeyen birçok özelliği vardir.

''Hepside mi aynı ? Hiç mi farklılıklarımız yok bizim?''

 

Konuya şöylece genel bakmak gerekirse tabi ki farklılıklarımız var ..hepimizin düşüncesi eşsiz birer fikir,lisandir.İlla arkadaşımız kopyamız olacak değil ya :D Bu saçmalık olur ,ama ''lan şu çocuğu bana amada benzetiyor sanki tiplerimiz benziyorda'' düşünen de yok gibi .Ben insani ilk düşünce bakımından arkadaşlarıma benzetirim diğer türlüsü sadece zevk ve eğlence işi.

Ciddi ve sizi hiç bırakmayacak bir arkadaş arıyorsanız, ilk olarak arkdaş değil.. sizin kardeşiniz olacak birini aramaya koyulun .Arkadaşlığın ve dostluğun getirileri oldukça farklıdır.Arkadaşın günlük konuştuğu insanlardansınızdır fakat kardeşinizin her daim kalbinizdedir ve unutamazsınız ,bu sayede aranızdaki bağ git gide büyür .Artık kopamaz ve hiçbir engele takılmaz.


Picture
''Yalanını yakalarsam ne olacak? Güvenim kırılabilir mi?''

Aslında her şey bir yanlış anlaşılmadan ibaret olabilir , birçoğunun başına benzer olaylar gelebilir benimde başıma az gelmedi ve sevdigim kardeşimin güveni bana karşı kırıldı fakat bu durumlar atlatılabilir önemli olan izah edebilmeniz .Kendinizi strese boğmayin gerçek dostunuz

'' her zaman sizi dinler''

Kısacası;Aradğınız insan

Size değer veren birisi olsun ;)

 

yy